Futbol Fanatizmi

Fenerbahçe‘li olarak dün akÅŸam ve ondan öncesinde Sevilla maçı sonrasında gerçekten de sevinç duydum. Sevilla FC sonrası kuralar sonrasında Chelsea FC ile eÅŸleÅŸmeyi duyduÄŸum zaman “buraya kadarmış” demiÅŸtim kendi kendime. Aslına bakarsanız çok fanatik deÄŸilimdir beni bilenler bilir. Lakin bu yazıyı yazmak istememin sebebi ne maç ne futbol ne Fenerli ne Galatasaraylı. Ben takım tutmanın mantığını ve bu taraf olmanın getirdiÄŸi bazı hareketlerden bahsetmek istiyorum.

Öncelikle neden takım tutar insanlar? Çocukluğunuzda büyürken ya babanız ya kardeşiniz ya da bir başkası sizi renklere bağlar. Ben çok iyi biliyorum yeni doğan çocuğa alınan ilk hediyelerden en az bir tanesi gelecekte tutmasını istediğiniz takımın renklerinde ve logosunda oluyor. İşte bu noktadan itibaren bir insanın hayatında futbol takımı giriyor. Taraf olmak bizim halkımıza özgü değil sadece, insanlığa özgü bir duydu. Hep insanlar bir gruba bağlı ve dahil hissetmek isterler kendilerini. O grup içerisinde kendilerince arkadaşları yandaşları olur. Futbol ise hem zevk hemde bunun en kolay yolu. İşte bu durumda gruplaşmalar başlar.

Bir takım taraftarı olarak bir başka takıma ya da taraftarına çirkinlik yapmak ne insanlığa ne de ahlaki değerlere sığar. Kurulan her cümle sarfedilen her kötü söz aslında sokakta yürürken birisinin size aynısını yaptığı durumda cinayetle bile sonlanabilecek niteliklere varıyor. Bunu her maçta görebiliyoruz. Açıkçası ben bir futbolcu olsam inanın çok kolay bu işi bırakırım. Benim taraftarım beni coşturmalı ki oynayabileyim büyük bir zevkle. Ama hata yapıldığı zaman bunun cezasını kötü sözler duyarak çekmemeliyim. Hadi futbolcuların kendi taraftarından duyduklarını bir kenara bırakın ya diğer takımın futbolcuları. Bu adamların kötü söz duymaları için hiçbir şey yapmalarına gerek yok. Varolmaları yeterli.

Hadi futbolcuları da bir kenara bırakalım. Onlar profesyonel ve kulak asmıyorlar artık. Peki taraftarlar arası diyaloglar nasıl? Ben tribünlerde karşı karşıya gelenlerden bahsetmiyorum. Tam aksine her gün yüz yüze baktığınız arkadaşlarınızdan, tanıdıklarınızdan bahsediyorum. İş futbola geldimi herkes ruhunu bir kenara bırakıp başlıyor konuşmaya ama ne konuşma. Susan yok. Alttan alan yok. Hep birileri birilerine laf atacak. Ve bir yerden sonra da bu da kalp kırmaya kadar gidiyor.

Buraya kadar yazdıklarım iki rakip takımın karşı karşıya gelmesiyle baÅŸlıyor. Peki karşılaÅŸan iki takımın taraftarı olmadığın halde sevmediÄŸin bir takım için neden diÄŸer takımı tutarsın? Aynı ligde olmasan bile neden bir baÅŸka takımı tutarsın? Peki ülke adına çıkan bir takım ise niye yabancı takımı tutarsın? Ülkene ait bir takım, belki baÅŸarılı olacak, olmasa bile dünyaya adını duyuracak. Bunlar inanın çok ince hesaplar. Her ne kadar yenilse bile yabancı ve iyi bir takımın dünyada seveni çoktur. Onu izleyenler neler görür bir düşündünüz mü? Türk seyircisini, taraftarını, sahasını, olanaklarını, coÅŸkuyu, sahadaki reklamları, sponsorları, oyuncuların kalitelerini… daha sayabiliriz. İşte bunların her biri ülke reklamıdır. EÄŸer bir Türk genciyseniz Atatürkün ilke ve inkılaplarını takip ediyorsunuz demektir. Bunlardan birisi de Milliyetçilik’tir. Ülkene saygıdır.

Galatasaray, Avrupa Kupası’nı aldığı zaman inanın Fenerbahçe için fanatik taraftar olmamama raÄŸmen gerçek fanatik bir Galatasaray’lı gibi heyecan duydum. Tüm maçlarında destekçisiydim. İki takım karşı karşıya geldiÄŸinde dünyanın en büyük derbisi olsa bile iÅŸin içine ülke girdiÄŸi anda sanırım bu fanatizim yerini vatan sevgisine bırakmalı diye düşünüyorum.

Not : Bu yazıya gelebilecek her türlü yorumu yayınlayacağım. Taraftar olmanın ne demek olduğunu eğer yorum gelirse herkes görebilecek. (makul yorumlar -seviyesi olanlar- için)


 
Bu yazı Per?embe, 03 Nisan 2008, 11:06 am tarihinde Genel kategorisi altında yayımlandı. Bu yazıya yapılacak yorumlardan haberdar olmak için RSS 2.0 beslemesini kullanabilirsiniz. Yorum yapabilirsiniz, veya kendi sitenizden geri izleme yapabilirsiniz.

CemDAÅžTAN uses Thank Me Later