Dün akşam izlediğim bir film İstila - The İnvasion. 2007 yapımı bir film. Oyuncu kadrosunda iki güçlü isim de var. Nichole Kidman ve yeni james Bond’umuz Daniel Craig. Bu isimlere rağmen daha önce birçok kez yapılmış türde bir konuya sahip ve gereksiz bir ağırlıkta ilerleyen filmin yarısından sonra hızlanan konusu ile sıkıcı bir yapım bence. Öncelikle konusundan bahsedeceğim izlemen isteyenler var ise bu kısımdan sonra okumasınlar. Ama tavsiyem izlemeden önce okuyun.
Öncelikle uzaya fırlatılmış bir mekik dünyaya dönüşünde havaya uçar ve kimsenin farkında olmadığı bir spor türü dünyada canlılara bulaşmaya başlar. Bundan sonraki zamanda sporun bulaştığı kişiler bir çeşit dna değişimi ile duygusuz, soğuk ve herkesin eşit olabileceği bir yaşam biçimini -ki duygusuz ve sıradan farksız insanların bir araya gelmesiyle oluşan eşitlik bu- teker teker insanları etkisi altına almaya başlaması.
Nichole Kidman psikiyatr bir anne rolünde. Sevgilisi Daniel Craig’de bir doktor. Nichole Kidman’ın önceki evliliğinden varolan bir de oğlu bulunmakta. Hal böyle iken ve tüm dünya bu spordan etkilenmeye başlamışken karakterlerimizi filmin nasıl odak noktası olacağını da şöyle ayarlıyor senarist.
Sporu kaptıktan sonra uykuya dalıp uyandığınızda değişmiş oluyorsunuz. Uyuyup değişmeyen çok nadir insan var ve bu insanlarda bir hastalık geçirmiş olanlar doğal bağışık olarak görünüyor. Elbette bir anne ve oğlu filmde söz konusu ise çocuğu önceden bu hastalığı geçirmiş ve etkilenmemiş. Etkilenmeyenleri de dönüşmüş olan insanlar ortadan kaldırmak istiyorlar. Onun için kovalamaca başlıyor. Pek de kovalamaca denmez ama az bir aksiyonu var.
Sonuç; bilmediğimiz görmediğimiz insanlar bunun üzerinde çalışmış ve sorunu halletmiş çözüm bulmuşlardır. En azından annesi oğlunu diğerlerine kaptırmadan kurtarılıyor.
Kişisel fikrimi soracak olursanız seyretmek için kendinizi zaman ayırmak zorunda hissetmeyin. Seyretseniz de olur seyretmeseniz de.
Cem DAŞTAN
Yazara eposta gönderin | Cem DAŞTAN'a ait tüm yazılar



